Cilt Bakımında Hyalüronik Asidin Önemi

Cilt Bakımında Hyalüronik Asidin Önemi

Cilt Bakımında Hyalüronik Asidin Önemi

Yunanca ‘’cam’’ anlamına gelen hyalos kelimesinden türemiş olan hyalüronik asit, cildin nemli kalmasına yardımcı olan bir maddedir. Ciltte, eklemlerde ve gözde yüksek yoğunluklu bulunan bu maddenin görevi, cildin elastikiyetini sağlayacak olan nemi sağlamaktır. Kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahip bir molekül olan hyalüronik asit, bağ dokuya ihtiyacı olan suyu taşıyarak bakımlı bir cilde zemin hazırlar. Genç görünümlü bir cildin kilit noktası olan bu mucizevi bileşeni daha yakından tanıyalım.

Ne işe yarar?
Eklem rahatsızlıklarında, ciltteki kırışıklıklarda, yaraların iyileşmesinde destekçidir. Çoğunlukla eklemlerdeki aşınma için kullanılmakla birlikte, cilt bakımı için en önemli rolü oynadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Son zamanlarda krem ve serum içeriklerinde de bolca rastladığımız, adeta bir gençlik iksiri olarak bilinen hyalüronik asidin, nemli ve bakımlı bir cildin olmazsa olmazı haline geldiğini görebiliyoruz.

Ne şekilde kullanılır?
Hyalüronik asidin yarısından çoğu yüzümüzde bulunur ve yaşla birlikte bu yoğunluk azalır. Bu azalma sonucunda cilt kırışmaya, donuk bir görünüm almaya ve yaşlanma aşamasına geçer. Kremlerle uygulandığında cilt tarafından yeterince emilmeyebilir, enjeksiyon kullanılarak cilde verildiğinde ise hem etkisi artar hem de kırışıklıklarda gözle görülür bir azalma gözlenir. PRP tedavisinde, mezoterapide ve dermaroller uygulamalarında çoğunlukla tercih edilir.

Hangi besinlerde bulunur?
Cilt bakımında enjeksiyon ve krem vb. şeklinde uygulanmasının yanı sıra, destekleyici olarak besinlerin tüketilmesiyle de alınabilir. Yeşil biber, limon,
portakal, fasülye çeşitleri, baklagiller, ıspanak ve bezelyede hyalüronik asit doğal olarak bulunur. Bunun yanında kırmızı et, tavuk eti, kemik suyu gibi hayvansal besinler de bu yönden zengindir. Bazı herbalistler tarafından bu besinlerin tüketilerek veya maske yapıp yüze sürülerek kullanılması ve düzenli olarak tekrar edilmesi önerilir.

Hyalüronik asidin kullanımı tek başına yeterli olur mu?
Sigaranın, güneşin ve şekerin kolajeni azalttığına kuşku yok. Stres ve sağlıksız beslenmenin de cilt üzerindeki olumsuz etkilerini düşünürsek, tek başına hyalüronik asit kullanımının fayda etmeyeceğini görürüz. Yeterli uykuyu alıp düzenli beslenmeye dikkat etmeli, güneş ışınlarının etkilerine karşı güneş kremi kullanmalıyız. Sigaradan ve şekerli gıdalardan uzak durduğumuzda cildimizin nem dengesini koruyabilir, hyalüronik asit içerikli bakım ürünleri ve işlemlerle arzuladığımız faydalarının maksimum sonuçlarını görebiliriz.

Genç bir cildin sırrına ulaşmak isteyenlerin gözdesi haline gelen bu bileşen, kozmetik sektöründe hızla yayılıp diğer formüllerin önüne geçecek gibi duruyor. Son zamanlarda, herhangi bir cilt bakım ürününde bulunmadığında, kişilerin ürüne karşı mesafeli yaklaştığını görür olduk. Hyalüronik asidin PRP, mezoterapi gibi işlemlerden farklı olarak henüz keşfedilmemiş uygulamalardaki gelişim sürecini hep birlikte izleyeceğiz.